Tem122010

1 Aylığına Kitap Kampındayım!

Yusuf Karakaş tarafindan 22:52 tarihinde Genel Haberler | Günlük Yazılar kategorisine eklenmistir.

Herkese merhabalar;

Uzun süredir üzerinde çalışmakta olduğum kitap projem için bir aylığına kampa giriyorum.Bu süreç içerisinde bloğuma pek vakit ayıramayacağım.Geçtiğimiz günlerde başlatmış olduğum Expression Blend eğitim makalelerini bu süreç içerisinde tamamlamayı planlıyorum.

Bir ay sonra kitap lansmanını yapmak üzere , hoşçakalın!

[KickIt] [Dzone] [Digg] [Reddit] [del.icio.us] [Facebook] [Technorati] [Google] [StumbleUpon]

Etiketler:

E-Posta | Permalink | Geri izlemeler | Yazi RSSRSS comment feed 0 Yorum

Mar152010

Hayattır Ölüm

Yusuf Karakaş tarafindan 04:20 tarihinde Günlük Yazılar kategorisine eklenmistir.

Hayattır ölüm
Yaşamanın adıdır ölüm
Edebiyete giden yolsa eğer
Ölüm,ölüm olur mu hiç?
Ölüm gerçeğin , varolmanın adıysa
Yaşamanın acı adıdır aslında

Bir bütündür ölüm
Toplanıştır ötelere
Rabbe yalvarış, ona yakarıştır.
varsa sonunda...

Ölüm ayrılık değildir ki
Ölüm gerçeğe yöneliş
Ölüm hayata yükseliş
Sevgiliye kucak açmaktır.

Sevgiliyle bütün olmak güzeldir.
Güzeldir ölüm
Ölmek var oluştur bilene
Ebedi saadettir sevipte sevilene

Yaşamanının, saadetin,ebediyetin,
kavuşmanın,mutlu olmanın
bedeliyse ölmek
ölmek, ölmek değil
yaşamanın var olmanın
ta kendisidir.



[KickIt] [Dzone] [Digg] [Reddit] [del.icio.us] [Facebook] [Technorati] [Google] [StumbleUpon]

Etiketler:

E-Posta | Permalink | Geri izlemeler | Yazi RSSRSS comment feed 0 Yorum

Oca142010

Elif ile Vav

Yusuf Karakaş tarafindan 18:59 tarihinde Günlük Yazılar kategorisine eklenmistir.

İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.
İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür.
Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.
O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar.
Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır.

Rabbi vav gibi mütevazı olsun ister kulları.

Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır.
İbrahim ateşte vavdır, Nemrut bizzat ateşe odun.
Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini.
İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.
Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?
Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür.
Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar.
Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur.
Evvelde eliftir, bir ilahi nefesle ahirde vav olur kainat.
Aşk da tıpkı elif gibidir,isminde gizlidir,ama okunmaz.O olmadan da besmele sese gelmez.O her şeyin içindedir,ama hiç bir şeyde görünmez. (Hz.mevlana)



[KickIt] [Dzone] [Digg] [Reddit] [del.icio.us] [Facebook] [Technorati] [Google] [StumbleUpon]

Etiketler:

E-Posta | Permalink | Geri izlemeler | Yazi RSSRSS comment feed 0 Yorum

Kas252009

Kurtlar Vadisi Gladio

Yusuf Karakaş tarafindan 11:19 tarihinde Günlük Yazılar | SineYorum kategorisine eklenmistir.

    Uzun zamandır beklediğim filme bugün gitme şansım oldu.Film hakkındaki görüşlerimi belirtmeden önce Pana Filmi ve senaristleri canı gönülden kutluyorum.Özellikle fragmanlarda bahsedilen sorular ,detaylarıyla cevap bulmakta..Yakın tarihte karşımıza çıkan Gladio yapılanması bütün açıklığı ile  karşımıza çıkıyor.Filmi izledikten sonra bilinen bazı gerçeklerin belli bir senaryo altında görsele dökülmesiyle kişiler kafanızda daha iyi canlanacaktır.
   Sonuç olarak filmi izledikten sonra ülkenin yakın tarihine vay be dedirtecek cinsten bir havada bulabilirsiniz kendinizi:) Benim asıl merak ettiğim konu ise dizi ile film arasında köprünün nasıl kurulacağı:)


[KickIt] [Dzone] [Digg] [Reddit] [del.icio.us] [Facebook] [Technorati] [Google] [StumbleUpon]

Etiketler:

E-Posta | Permalink | Geri izlemeler | Yazi RSSRSS comment feed 4 Yorum

May282009

İstanbul'un Fethine Dair

Yusuf Karakaş tarafindan 18:20 tarihinde Günlük Yazılar kategorisine eklenmistir.

FETİH MARŞI
                                                                                        
Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiler, kalyonlar çekilecek...
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek...

Yürü: "Hala, ne diye oyunda oynaştasın?
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

Sende geçebilirsin yardan, anadan, serden...
Senin de destanını okuyalım ezberden...
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...

Elde sensin, dilde sen... Gönüldesin, baştasın:
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

Yüzüne çarpmak gerek, zamanenin fendini,
Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

Bu kitaplar Fatih’tir, selim’dir, Süleyman’dır;
Şu mihrap sinanüddin, şu minare Sinan’dır;
Haydi, artık, uyuyan destanını uyandır!

Bilmem neden gündelik işlerle telaştasın?
Kızım, sende Fatihler doğuracak yaştasın;

Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan;
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan...

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın...
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü, arslanım, fetih hazırlığı başlasın...

Yürü, hala ne diye, kendinle savaştasın?
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

Arif Nihat ASYA



 



[KickIt] [Dzone] [Digg] [Reddit] [del.icio.us] [Facebook] [Technorati] [Google] [StumbleUpon]

Etiketler: ,

E-Posta | Permalink | Geri izlemeler | Yazi RSSRSS comment feed 2 Yorum